Internet’te Ticaret

Elektronik ticaret yeni bir kavram değil. Firmalar ve kişiler yıllardan beri çeşitli türde elektronik ticaret yapıyorlar. Ancak yakın tarihe kadar yüksek masrafı ve karmaşık teknik zorunlukları dolayısıyla elektronik ticaret kitlelere yayılamıyordu. Internet, hem kolay, hem ucuz bağlantı sağlayarak, elektronik mal ve hizmet alış verişini kitlelere yaymayı başardı.

Internet’te ticaret, çok kısa süre içinde yüzmilyonlarca Dolarlık bir potansiyel oluşturmuş bulunuyor. Özellikle firmalar açısından Internet’te ticaretin sağlayabileceği kazancın, ancak yatırımcıların hayal gücü ile sınırlı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Herşeyden önce giderek artan oranda kabul gören standartlar, firmaların iş yaptıkları diğer firmalarla ilişkilerine yeni bir görünüp kazandırmaktadır. Firmalar arası toptan ticaret, Internet aracılığıyla ticaretten en fazla yararlanan alan olmuştur. Firmalarla perakende alıcı arasındaki ilişki ise toptan ticarete oranla daha yavaş gelişmektedir. Bunda, henüz Internet’te ticaret yapan perakende satıcı sayısındaki artışın toptan alış-verişe oranla daha yavaş artıyor olması kadar, tüketicide sorumsuz yayıncılık sonucu son yıllarda yerleşmiş güvensizliğin silinmemiş olması da rol oynamaktadır. Ortalama bir bilgisayar kullanıcı, hala, bilgisayarının ekranına yazacağı bir kredi kartı numarasının ve adresin, kolayca sorumsuz ellere düşeceği kanısındadır. Bununla birlikte özellikle enformasyon teknolojisi ile uğraşan kişilerden başlayarak, aşağı doğru, bilgisayarlı alış-verişin örneğin telefonla yapılan alış-verişten daha güvenli olduğu kanısı gelişmektedir. Bu tespite parallel olarak, ABD’de elektronik ticaretin en çok bilgisayar yazılımı ve donanımı konusunda olduğu, onu yayın aboneliği, bilet ve yer ayırtma, ve borsa ile ilişkili mali hizmet alış verişinin izlediği, doğrudan perakende mal alımının ise en son sırada yer aldığı belirtilirse, Internet’e güvenin, toplumun elektronik gelişmelere en açık kesiminden, ortalama üyesine doğru geliştiği bir kere daha görülmüş olur. Okumaya devam et “Internet’te Ticaret”

Index.html

Web sitenizi yaptığınızda, mutlaka ana sayfanızı Index.html olarak adlandırın. FP bunu sizin için otomatik olarak yapacaktır ve bunun bir sebebi var. Bir bilgisayar kullanıcı Browser’ının adres kutusuna bir sitenin adresini yazar ve bu site içinde belirli bir sayfanın adını vermezse, (örneğin, sadece www.alinin_sitesi.com.tr yazarsa) Web Server hangi sayfayı gönderir? Bir çok Web Server için varsayılan sayfa Index.html’dir. Bazı Server’lar varsayılan sayfanın Default.html olarak adlandırılmasını isterler. Eski sürüm Server’lar arasında sayfa adı vermeyen ziyaretçiye web sitesinin kök dizini (root directory) içinde yer alan dosya adlarını gösteren bir liste sunanlar veya ziyaretçiye hata mesajı verenler de vardır. Web evsahibinize, Server’ının varsayılan sayfa olarak hangi adı vermeniz gerektiğini sorun ve ana sayfanıza daima bu adı verin.

Davranış Kuralları

Özellikle ticaret amaçlı Internet sayfasının muhtemel müşteri olan kişinin bilgisayarına yavaş aktarılması, kişinin ilgisinin dağılmasına ve bizim muhtemelen bir satış imkanını kaçırmamıza neden olur. Web sayfası tasarım programlarının çoğu zaman bir sayfanın Internet Server’ından kişinin bilgisayarına yüklenmesi için geçecek süreyi hesap etme imkanları bulunmaktadır. Bu imkandan yararlanılarak, sayfamızın Internet’e örneğin saniyede 14.4 Kbps aktarabilen bir modemle bağlı kişinin bilgisayarına ne kadar sürede aktarılacağını daima gözönünde tutmalıyız.

Web sayfalarımızı, Microsoft firmasının Internet Explorer programı ile izleyecekler kadar, hatta onlardan daha çok sayıda Netscape firmasının Navigator programını kullanarak ziyaret edecek kişiler olacağını hiç bir zaman akıldan çıkartmamalıyız.

Web sayfalarımız, bizi ziyaret eden kişinin bilgisayarında mevcut düzenleri asla bozmamalıdır. Bizim sayfamız, örneğin ziyaretçinin kullandığı programı tam ekran çalışmaya zorlarsa, ortaya hiç istemediğimiz sonuçlar çıkabilir. Biz bir takım bilgisayar programlarının nelere muktedir olduğunu, bilgisayar kullanıcılara kanıtlamak üzere Web sayfası yapmıyoruz. Adı üstünde sayfamızı ziyaret eden kişi ziyaretçi olduğuna göre kendisine mümkün olan bütün saygımızı göstermek zorundayız.

Ağ Davranış Kuralları adıyla (Network Etiquette–Netiquette) yaygın olan kuralları burada kısaca tekrar edelim:

  1. Kimseye hakaret etmeyin ve kimseyi öfkelendirmeyin. Sayfanıza sadece güzel şeyleri alın. Kimseyi küçük düşürücü yazı veya resim yayınlamayın.
  2. Sahibinin izni olmadan, telif hakkı başkasına ait eserleri sayfanıza koymayın. Bir yazı ve resmin, ya da bir başka sanat eserinin fotoğrafının mutlaka bir telif hakkı sahibi vardır. Bir yazının yazarının, bir fotoğrafın fotoğraçının, bir resmin ressamın izni olmadan bir basın-yayın aracına alınarak yayınlanması nasıl yasaksa, aynı şekilde Web sayfasına da konması da yayınlanması anlamına gelir ve aynı şekilde yasaktır. Bir Web yöneticisinin günümüzde söyleyebileceği en yanlış söz, “Nereden bilecekler!” sözü olsa gerek.
  3. Ticaret simgesi ve ticari marka gibi, yanında belirleyici simgesi olan logoları, ilgili firma ile açıkça yapılmış bir anlaşmanız yoksa kullanmayın.
  4. Sizden kendi sayfasına bağlantı vermenizi istememiş veya sayfasında bunu açıkça belirtmemiş kişi veya kuruluşların sayfalarına asla bağlantı vermeyin. Belirli bir Web alanına veya sayfasına bağlantı vermeniz gerektiğini düşünüyorsanız, sayfanın sahibinden yazılı izin alın.
  5. Ziyaretçilerinizin size, alanınız ve sayfanız hakkında ne düşündüklerini söyleme fırsatı verin; sayfalarınızın altında, Webmaster’ın adresini vermeyi ihmal etmeyin.

Görsel Denge

Okumaya devam et “Index.html”

Ek 1 Özel Internet: Intranet

İster parekende, ister toptan alışveriş amacıyla olsun, elektronik alışveriş yapmak üzere bilgisayarı ile bir firmanın Web sitesine bağlanacak kişinin karşısına çıkacak Web sayfaları ne kadar dinamik, ne kadar albenili olursa olsun, bu sayfaların gerisinde, o sayfalarda sunulacak mal ve hizmetlerin arzını sağlayacak, yani kredi kartı bilgisini anında doğrulatacak, mal ve hizmetin teslim edilmeye hazır olup olmadığını belirleyecek, dolayısıyla firmanın bütün mal ve hizmetlerinin envanterini tutacak, satılan malın sevk belgelerini dolduracak, dağıtıcıya teslim fişlerini yazacak ve envanteri güncelleştirecek bir sistem yoksa, elektronik ticaretin yararlarını görmek şöyle dursun, kendi kendimize–sağlayacağı gelirle oranlı olmayan–yeni masraf kapıları açıyoruz, demektir.

Gerçek zamanlı olmayan, yani günün sonunda bir personelin klasik yöntemlerle kredi kartını doğrulatmasına dayanan sistem, bize kolaylık değil, ikinci bir yük getirir. Satılan malın envanterinin tutulması elektronik değilse–bu sistemin mağazalar sistemi ile birleştirilmesi zorunluğu nedeniyle–mağazalarda mevcut sistemin dışında ikinci bir uğraşı anlamına gelir.

Oysa elektronik ticaret, sabit masrafları asgari düzeyde tutarak, azami kazancın elde edilmesini sağlamalıdır. Internet’teki Web sayfaları, tek ya da iki kişilik işletmelerin, 10-20 kişilik perakende satış yerlerinin yaptığından daha fazla kazanç elde ettiğine ilişkin başarı öyküleri ile dolu ise, nedeni, bu bir ya da iki kişinin yanında, depolamayı nerede ise sıfıra indiren, kayıt ve takip işlemleri dahil bürokratik tüm işlemleri otomasyona bağlayan, bilgisayar şebekesi bulunmasıdır.

Günümüzde, bilgisayarlardan yararlanmayan ve bilgisayarları şebekeleşmemiş bir kurum düşünmek hemen hemen imkansız hale gelmiş bulunuyor. Firmaların ister elektronik ticaret, ister reklam, ister prestij amaçlı olsun, Internet’te giderek artan varlıkları da kendi kurumları içindeki işlemlerinin bilgisayar şebekelerine dayanmasını ayrıca zorunlu kılıyor.

Bir firma, bazı bölümlerinde bilgisayara dayalı bile olsa bilgisayarları arasında veri deposu, envanter, elektronik iletişim ve bu bilgilerin Internet yoluyla müşterilere açılması gibi alanlarda henüz şebekeleşmiş olması şarttır. Bu amaçla,

  1. Bir firmanın genel merkez idare birimleri, fabrikalar, tasarım atölyeleri ve mağazalarında, Yerel Alan Ağı (Local Area Network, LAN) oluşturması ve LAN’ların arasında Geniş Alan ağı (Wide Area Network, WAN) kurması şarttır.
  2. WAN çapında, sadece firma mensuplarının kullanacağı bir “dahilî Internet, yani intranet kurması ve bunu Internet’e bağlaması gerekir.
  3. Bu sağlandıktan sonra firma Internet’te Web sitesi kurabilir veya varolan Web sitesini elektronik ticaret amaçlı hale getirebilir.

İki bilgisayarın bir şekilde birbirine bağlanması, ortaya iki üyeli bir Yerel Bilgisayar Ağı çıkartır. Birbirine bağlanınca kadar bu iki bilgisayar arasındaki alış-veriş, ya disket değişimi yoluyla, ya da birincisinde elde edilen bilginin ikincisine yeniden girilmesi yoluyla yapılabilirdi. Ne var ki, günümüzde bir bilgisayarın elde ettiği bilgiler, ya da bir bilgisayarda oluşturulan dosyalar o denli büyük olmaya başladı ki, bu bilgilerin disketle, hatta seyyar disklerle taşınması imkanı kalmadı. Bilgisayardan bilgisayara bilgi naklinin disketle yapılması, ya da bilgilerin ikinci bilgisayara yeniden girilmesi, gerçekte bilgisayardan beklenen yararı da ortadan kaldıran, kendi-kendi kendini yok eden bir uygulama olmaktadır. Bilgisayar eğer bilginin hızla naklini sağlamak ve yapılan bir işin bir kere daha yapılmasını önleyerek personel ve zamandan tasarruf için kullanılıyorsa, bilgisayarlar arası bilgi naklinin mutlaka bu ilkeye uygun yapılması gerekir. Bu, bir işyerinde birbirine bağlı olmayan bilgisayar kalmamasını gerektirir.

Önce Ağ

Okumaya devam et “Ek 1 Özel Internet: Intranet”

FrontPage ile Web Sitesi İnşaatı

FrontPage (FP) ile Web sitesi oluşturmak için şu altı adımı atacaksınız:

  1. FrontPage’i kurun:

<webFP01.tif>

FrontPage programını bilgisayarınıza kurmak çok kolay bir işlem. Ayrıca program kutusundan çıkan kullanma kılavuzu, İngilizce bilenler için yeterli bir kaynak. Ayrıca bir çok yazarın FrontPage’in inceliklerini anlatan kitabı da var. FrontPege’i kullanabilmek için bilgisayarınızın Windows 95, 98 veya NT ile çalışıyor olması gerek.

  1. Frontpage’de sitenizi oluşturun:

<webFP02.tif>

Program açılırken, sizden sabit diskinizde bir Web alanı oluşturmanızı isteyecektir. Bilgisayarı başkalarının da kullanabileceğini düşünerek, kişisel Web alanınızın sabit diskteki bu kopyasını isterseniz parola ile gizleyebilirsiniz. FrontPage’in Kişisel Web Alanı dediği, aslında sabit diskinizde açılacak bir dizinden ibarettir.

  1. Ana sayfanızı ve bağlı sayfalarınızı oluşturun.

<webFP03.tif>

Sayfalarınızı oluşturabilmek için önce bir site planlaması yapmanız ve hangi sayfanın hangi sayfaya gideceğini planlamanız gerekir. Bunu aşağıda ele alacağız. FrontPage tek tek sayfaları oluşturmak için size sayısız hazır örnek sayfadan veya tamamen boş bir ekrandan hareket etme imkanı veriyor. Ayrıca FP’in sabit diskindeki binlerce grafik unsurdan yararlanabilirsiniz. Kullanılmaya hazır düğmeler, çizgiler, bağlantı simgeleri, animasyon grafikleri, istediğiniz gibi kullanabilirsiniz; veya Microsoft’un Tema (Theme) adını verdiği tarzda, sayfalarınız arasında görsel birlik sağlayacak tarzda, hazır örneklerden hareket edebilirsiniz.

  1. Sitenizi Internet’e Aktarın.

<webFP04.tif>

Bu yapabilmek için, daha önce ele aldığımız gibi, FP Weblerine ev sahipliği yapabilen bir Server’da yer kiralamış ve kendinize bir URL almış olmalısınız. Evsahibi firma, FrontPage’in adını duyunca, programın sizden isteyeceği bilgilerin tümünü verecektir. FP’in dilinde sitenizi Internet’e aktarmanın adı “Yayınlamak”tır. Menü çubuğundaa Publish (Yayınla) düğmesine bastığınızda karşınıza gelecek bir dizi ekranda, evsahibinin vereceği bilgileri gireceğiniz kutular olduğunu göreceksiniz. Bundan sonrası tamamen kendiliğinden devam edecek ve Web siteniz Internet’te yerini alacaktır.

Burada ikinci adımda belirtilen işler, sitenizi inşa ederken en çok zaman harcayacağınız adım olacaktır. Bu adımı ikiye ayırarak, biraz yakından inceleyelim Okumaya devam et “FrontPage ile Web Sitesi İnşaatı”

Bölüm III: Web Sitesi Tasarımı

Evet, şimdi artık sitenizin adı belirlenmiş, nerede olacağına karar verilmiş bulunuyor. Web sitesi için nasıl bir yol izlemeye karar vermiş olursanız olun, bundan sonra yapacağınız iş, her türlü site tarzı için aynı sayılabilir. Aslında Web sitesi dediğimiz şey, önce sizin bilgisayarınızda, sonra Web Server bilgisayarında bir dizin ve onun içinde bir çok alt-dizine dağılmış bilgisayar dosyaları demektir. Sitenizi kendi bilgisayarlarınızda, kendi Server’ınızda oluşturmak ve bunu kiralık bir hatla Internet’e bağlamaya karar verdiyseniz, Web siteniz büyük bir ihtimalle, tasarlandığı bilgisayardan Web Server’a yerel alan ağı ile aktarılacak demektir. Ücretsiz bir Web sitesi edindiyseniz, Server sahibinin talimatı doğrultusunda, sayfalarınızı site sahibinin sitesine muhtemelen FTP yolu ile aktaracaksınız. Bir Web evsahibi ile anlaşma yaptıysanız, izleyenecek yollar aşağı yukarı standart hale gelmiş sayılır. Bütün yapacağınız şey, sitenizi oluşturduktan sonra evsahibinin bilgisayarına aktarmaktan ibaret.

Web evsahibi firma ile anlaşma yaparken, sizin vereceğiniz çeke karşılık, firma da size bir IP adresi ile sizin Web hesabınızın kullanıcı adı ve parolasını verecektir. Ayrıca size bir FTP hesabı açması ve bunun parolasını vermesi gerekir. FTP hesabını, kendi sabit diskinizde oluşturacağınız alanı, evsahibinin bilgisayarına aktarmakta kullanacaksınız.

Yine yaptığınız anlaşmaya bağlı olarak, gelecek elektronik mesajlarlar için POP Posta Kutusu için Server adı, gidecek elektronik mesajlar için SMTP Server adı, size verilen POP Kullanıcı Adı ve parolası gibi bilgilerin de size verilmesi gerekir. Yine anlaşmanıza bağlı olarak, CGI programlarınız için açabileceğiniz dizin, burada kullanabileceğiniz CGI programlarının bulunduğu URL (ve buraya girebilmek için gerekli parola) bilgilerini de istemeniz gerekir.

Bazı evsahibi firmalar, müşterilerine ek hizmetler de sunarlar. Örneğin sitenizi her gün kaç kişinin ziyaret ettiği, bunların sizin alanınıza hangi sitelerden geldikleri gösteren ziyaretçi istatistikleri, ya size hergün elektronik postayla gönderilir; ya da siz firmanın vereceği bir URL’e giderek, kendi istatistiklerinizi kendiniz ararsınız. Bu ikinci durumda muhtemelen size bir parola vereceklerdir.

Evsahibi firma ile anlaşma yaparken verilmesi gereken bütün bilgileri isteyin. Gerçi araştırmalarınız sonucu 24 saat teknik servis veren bir firma bulmuş olmalısınız; ama daha ilk günden sizi zora sokmalarına izin vermeyin.

Site Yönetim ve HTML Yazma Programları

Bu noktadan sonra HTML veya ASP sayfalarınızın tek tek oluşturulması ve bir site bütünlüğüne kavuşturulması gerekir. Site edinmekte hangi yolu izlemiş olursanız olun, sitenizi oluşturmaya FrontPage ile başlamanızı şiddetle tavsiye ederiz. Piyasada yüzlerce HTML editörü ve site yönetim programı bulacaksınız. Bunların bazılarına ihtiyacınız olacak. Ama FrontPage, şu anda piyasada mevcut site oluşturma ve yönetim programlarının sadece en beceriklisi değil, aynı zamanda en kolayı. Ve tabiî, en yaygını ve adeta standart haline gelmiş olanı. Bununla birlikte FrontPage’de de sayfa yaparken olmasını arzu ettiğiniz bir çok imkan ve yeteneğin bulunmadığını göreceksiniz. HTML dilini öğrenmeye başladıkça, sık sık bir düz yazı programının size her türlü HTML editöründen daha kullanışlı geldiği anlar olacak. FrontPage ile yapacağınız sayfalara, başka firmaların programlarında multimedya ekleri yaptığınız günler gelecek. Fakat FrontPage, sadece sayfa tasarımında değil, fakat aynı zamanda yapacağınız sayfaların bir site olarak, evsahibi bilgisayara aktarılmasında, ileride sitenize ekler yaptıkça veya sayfalarda bazı unsurları değiştirdikçe yapabileceğiniz hataları özellikle bağlantı kopukluklarını belirlemenize yardımcı olacaktır.

FrontPage’i kullanmak zorunda değilsiniz; fakat kullanacağınız site yönetim ve HTML sayfa oluşturma programlarının, mutlaka FrontPage’de bulunan şu özelliklere sahip olmasına dikkat edin: Okumaya devam et “Bölüm III: Web Sitesi Tasarımı”